"Enter"a basıp içeriğe geçin

Aylar: Haziran 2008

Hitch (2005)

Bu film, açık ara farkla izlediğim en iyi romantik komedidir. Nokta.

Normalde yazıyı yukarıdaki cümleyle gerçekten noktalayacaktım ama Beyn’e kısa ve boş yazılar yazmayı bırakalı bir süre oldu :). Açayım biraz: Bu film neden en iyi romantik komedidir?

  1. Çünkü başrolde Will Smith oynuyor. Adamın macera filmlerindeki performansını ikiyle çarpın, üstüne komedi filmlerindeki performansını bir daha ekleyin, bu filmdeki performansını bulun.
  2. Çünkü yardımcı erkek oyuncu da Kevin James. Bu arkadaş da The King of Queens adlı dizideki Doug Heffernan karakterini canlandıran muhteşem komedyen. Onun pek romantik bir rolü yok ama filmin komikliğini tek karaktere yükleyecek olsam Will Smith‘in karakteri yerine bu adamın karakterini seçerdim ben.
  3. Çünkü orijinal bir konusu var, yani diğer romantik komedilerden ayrılacak bir özelliği var. İlişki yaşama konusunda erkeklere gerçek anlamda danışmanlık kursu veren Alex Hitchins karakterinin (Will Smith) ve kızlarla çıkma konusunda son derece başarısız Albert Brennaman karakterinin (Kevin James) hikayesidir bu film.
  4. Çünkü bu filme ihtiyacım var. Bu madde biraz öznel olacak ama olsun: Filmi kaç kere izlediğimi bile unuttum ve bunun tek sebebi, kızlarla çıkma konusundaki cesaretsizliğimi kırma konusunda bir şeyler kapmak. Biliyorum, gerçek hayatta yaşanan bir olay için bir filmden çıkarım yapmak son derece saçma ama işe yarar umuduyla izliyorum işte. En azından özlü sözler ediniyorum, o sözleri düstur edinip hayat bakış açımı değiştirebiliyorum. Hem bu film, filmi son izlediğimde, cesaretsizliğimi kırabilmem konusunda bir açıdan yardımcı olmayı başardı. Valla bak.
  5. Çünkü bu film gerçekçi. Konu ne kadar absürt olursa olsun, birkaç tane “O ne lan?” dediğiniz sahne haricinde (Mesela bir sahnede Eva Mendes “Ne istiyorsun Hitch?” diyordu da Will Smith üç saniye bekleyip “Seni.” diyordu. Romantizmi saçmalıkla harmanlayan bir sahneydi bu.) olayların gerçekten olabileceğine inanıyorsunuz ki bu da filme kendinizi kaptırmanız için bir başka sebep.

Bu beş (tamam be, ilk dört) maddeyi okuyup da hala filmin gerçekten en iyi romantik komedi olduğuna inanmamışsanız, sizi kimse inandıramaz, o kadar da iddialı konuşuyorum. Tabii bu ihtimalde de filmi izleyip kendiniz yorumlamalısınız. Filmin “Anlatılmaz, yaşanır.”lık bir durumu yok ama yine de bir şekilde edinip izlemeniz gereken bir film.

12 Yorum

Şiir denemeleri

İlk kez yapacağım bunu. Isınma turları iki tane gereksiz derecede gülünç şiirden oluşuyor, sonrasında gerçek duygularım ve düşüncelerimi acemice dizelendirmeye çalışmalarım. Bir şiirimde kendi buluşum olan bir tekniği denedim. Bakın bakalım nasıl olmuş. Eleştirmeyi unutmayın.

———-

İçimde var olan nefret
Kanıma karışmış nefret
Sinir bozucu bir müzik gibi rahatsız eden nefret
Bağırarak kurtulacağımı sandığım nefert
Ay yanlış yazdım
Nefret!
Çok sinirliyim lan!

***

Küçücük bir kızın yatağının altındaki canavar
Büyük ihtimalle yok öyle bir şey
Ama belki de var
Canavar…
Halbuki kızın yatağının altında bir dana var!

***

Dünyaya hep kuşbakışı bakmak isterim.
Binlerce metre yüksekten insanlığın çöküşünü izlemek…
Sonra kendimi o yükseklikten aşağı bıraksam…
Yere varana kadar herkes birbirini öldürse de,
Yere vardığımda son ölen insan ben olsam…

***

Ne olurdu sanki benden azıcık hoşlansan?
Ezilsen azıcık önümde, egomu şahlandırsan?
İnan bana, bendeki şey ego da değil aslında,
Rezil olma korkusu, reddedilmenin getireceği utançtan çekinme…
Ne var ki bu korkudan kurtulmam mümkün değil galiba,
Minik bir hareket yap, ondan sonra gerisini getiririm ben, merak etme…

***

Allah bizi bu dünyaya mutlu olmaya göndermedi,
Acıların çocuğu, kadını, adamı olmaya geldik biz buraya.
Sınav dediğin zor olur, biz de sınanıyoruz işte burada!

***

Göğsümün ortasında, akciğerlerimin arasında soyut bir bölge var
Sevinsem, üzülsem, delirsem, o duygu hep orada yaşar
Yalnız senin değil orası, herkeste var, hıyar!

———-

Bitti. Deneme yaptığımı unutmadan, daha önce hiç şiir yazmadığımı göz önünde bulundurarak (Gerçi 2. sınıfta bir şiir yarışması kazanmıştım, deprem zamanında da bir şiirim Özgür Kocaeli‘de çıkmıştı ama onlar ölçülü, uyaklı, çocukça şiirlerdi.) beni şiirden soğutmadan yerden yere vurun beni, rica ediyorum :).

12 Yorum