"Enter"a basıp içeriğe geçin

Aquapark!

Bu sabah 7:15’te kalktım, baktım 8’e daha var, biraz daha uyuyayım dedim. Sonra son çalan alarm olan Erdem‘in beni arayışıyla uyandım, baktım saat 8’i 20 geçiyor! Herkes beni bekliyor Karamürsel‘e gitmek için! Aciliyetle deli gibi koşarak onların yanına vardım ve saat 9 buçuk gibi Karamürsel‘e, Aquapark‘a gittik 🙂 İşte bazı notlar:

  • Muhteşemlik sırasına göre (düşükten yükseğe) mavi, sarı, yeşil, kırmızı ve turuncu 5 adet kaydırak vardı. Özellikle turuncu kaydırakta gözler açık, oturarak kaymak en eğlencelisiydi 🙂 Mavi ise geniş ama tek rampalı düz bir kaydırak olmasına rağmen yine de eğlence açısından o kadar kötü değildi 🙂
  • Nedense 3-4 yıldır havuzlarda 20 dakikadan fazla duramayan ben, bu sefer de duramadım. Ama sonra ne olduysa bi’ baktım saat 17:30 😀 Kısacası güneşlendiğimiz zamanları saymazsak (ki güneşlenme ayrı bir madde olacak), yaklaşık 7 saat 45 dakika boyunca havuzdaydım 😀
  • Güneşlenme dedim onu anlatayım. Küçüklüğümden beri hatırladığım iki güneş yanığından başka güneşle sorunu olmayan bendeniz Kara Barış Ünver‘in (Lanet olsun, o kahrolası “zenci” kelimesini tercih etmeni istemiyorum; eğer o sözcük ağzından bir kez daha çıkarsa o dilini o beyaz popona sokarım anladın mı beni?) sırtı yanıyor şu an.
  • İki kez havuzun yan parkelerine sağ ayağımın başparmağının tırnağını geçirdim. İkincisinde çok acıdı, hatta hala sızlıyor dokunduğumda.
  • Choxx adlı dondurmayı denedim orada (Erdem‘in kardeşi Tezel sağ olsun). Tadı çok güzel, fakat biraz daha büyük olsa iyi olurdu.
  • Bu arada hatırlatayım, giriş 15 lira. Ama değdi verdiğimiz paraya 🙂
  • Bu arada (2) aceleden sabah kartımdan para çekemedim. Allah’tan orada 15 lirayı karttan verebildim 🙂