"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: facebook

Birbirinden alakasız 7 paragraf

Bir

Bu kategori ismi aslında eskiden de vardı ama kategoriye, kategorize edemediğim yazıları koyuyordum. Sonra o kategorinin adı “Kategorisiz” oldu, öyle gitti. Şimdi bu yeni “Aklıma Ne Gelirse”yi, Twitter‘a gönderemeyeceğim kadar uzun ve fakat “Bundan bir yazı çıkmaz.” diyebileceğim kadar kısa olan düşüncelerimi bu kategorinin içerisine yazacağım. Hayırlı olsun. Kategorikategorikategorikategorikategori.

İki

Yavaş okuyor olmamı “hayatımdaki en büyük engeller” sıralamasına sokacak olsam, herhalde “doğru düzgün uyuyamamamın” ardından 2. sıraya yerleşir. Bir cümleyi defalarca okumak mı dersin, dalgın dalgın okuyor gibi yaptıktan sonra uyanıp hemen iki paragraf geriye gitmek mi dersin, okurken kitapla ilgili (hatta bazen ilgisiz) hayallere dalmak mı dersin… Hepsi tek paket altında birleşti bende. O yüzden bir sayfayı ortalama 2 buçuk dakikada falan bitiriyorum. Hızlı okuma kursu alan dostum Erkut Ergenç dakikada 700 kelime okuyabilmeye başladığını (ve %90’ın üstünde anlama oranına da ulaştığını) söylediğinde nasıl kıskandığımı o bile bilmiyor.

Üç

Az önce, susamlı olmayan çubuk kraker paketinin dibindeki tuzu susam sanıp kafama diktim. 5 saniye geçmeden tuzu torbaya geri boşalttım tabii. 2-3 dakikadır Japonum.

Dört

Küçükken, atasözlerini kesin olarak birilerinin söylediğinden emindim ve o gazla atasözü üretmeye çalışırdım. “Yapmazsan dövüş, yaparlar övüş.” diye bir ataözü icat etmiştim. Hatırladıkça utanırım. (Bu atasözünü bir tek babama, SEKA lojmanları yolunda arabayla giderken söylemiştim. Bunu da ne diye hatırlıyorsam artık…)

10 Comments

Facebook'ta kişisel bilgileriniz güvende mi?

Facebok

Cidden bak. Kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde feci bir silah haline dönüşebilir bu Facebook.

Öncelikle belirteyim, ben Facebook‘un sistemine hastayım. Yonja gibi, Myspace gibi, PerfSpot gibi bağlantı dahi vermeyeceğim iğrenç uygulamalardan farklı olarak insanların kendi isimleriyle ve kendi hayatlarıyla bulundukları bir arkadaşlık platformu. Dahası; bu platformda arkadaş aramıyorsunuz, arkadaşlarınızı buluyorsunuz. Yani yeni arkadaş avına çıkma derdiniz yok; yaptığınız şey, var olan arkadaşlarınızı bulup -benim düşünceme göre- arşivlemek. Bunun yararları da saymakla bitmez: Kişilerin doğum günlerini unutmanız mümkün değil çünkü anasayfada yaklaşan doğum günleri listeleniyor; Facebook‘tan mesajlaşarak küçük işlemlerle kimseyle iletişimi koparmamanız mümkün (Biraz kolaya kaçmak gibi oluyor tabii ama yüz yüze görüşmenizin mümkün olmadığı arkadaşlarınızla telefonla konuşmak yerine Facebook‘tan falan mesaj atmak e-posta atmak gibi, hatta e-posta atmaktan daha kolay gibi.); efendime söyleyeyim arkadaşlıkları koparmamak adına güzel bir uygulama sayılabilir… Faydaları saymakla biter ama çok yani. Sevmediğim kısımları da var gerçi Facebook‘un: Envai çeşit Facebook uygulaması ilk başladığımda çok eğlendiriyordu, ama sonra canımı sıkmaya başladı. Zombies‘miş, Rakı Sofrası‘ymış falan filan, çoğu uygulama saçma ama yine de eğlendiriyor. Özellikle Rakı Sofrası olayında millet birbirine sek rakı, dansöz falan gönderdiğinde hem eğlenceli oluyor hem de bir şekilde arkadaşlığın boyutu simgelenebiliyor. Ama birbirinin boynunu ısırmanın eğlencesini sorgulamaya başladığımdan beri Zombies‘ten ve Vampires‘tan kıl kapıyorum affedersiniz.

Neyse, benim gelmek istediğim konuya şimdi giriyorum: Bu adamlar gizlilik sözleşmelerine gerçekten uyuyorlar mı? Şu habere bakalım:

Facebook employees know what profiles you look at

“My friend got a call from her friend at Facebook, asking why she kept looking at his profile,” says a privacy-conscious source at a major tech company. Turns out Facebook employees can (and do) check out anyone’s profile. Not only that, but they also see which profiles a user has viewed — a major privacy violation.

Türkçe olarak özetleyeyim: Facebook çalışanları, sizin kimin profiline ne kadar sıklıkla baktığınızı falan görebiliyorlar. Ve bu, gizlilik sözleşmelerine aykırı bir durum. Çünkü sözleşmedeki bir cümlede deniyor ki:

Our network architecture and your privacy settings allow you to make informed choices about who has access to your information.

Yani kimin bizim bilgilerimize erişebileceğimize -sözde- biz karar verebiliyoruz. Peki kimin profiline baktığımız da kişisel bilgilerimizden sayılmaz mı ey Facebook?

Fark edilen bir başka şey daha var. Bu da klasik bir cümlelik lafı üzerine bolca yasal terim sıkarak bir paragraf haline getirme sayesinde cümlenin anlamını yitirtme olayı. Evet süper tanım yaptım tamam boşverin de olaya bakın: Kullanım şartlarında şöyle devasa bir paragraf var:

41 Comments

Naif tepkilerle dalga geçerek prim yapmak

Bu da yeni çıktı efendim. Milletin camına bayrak asmasına bile “Ne gerek var şimdi, ne değişti sen bunu yapınca?” diyenler var. Vallahi var. Facebook‘taki profil fotoğrafına bayrak koyarak üzüntüsünü dile getirenlere “Mücahit la bunlar, ehe.” diyerek dalga geçenler var. Billahi var.

Ben de biliyorum MSN‘de “Herkese gönder!” diye biten ışık kapatma, siyah giyinme eylemlerinin, arabalarla slogan atmanın, bayrağımızı balkonumuza, camımıza asmamızın, ne bileyim düşüncelerimizi yazmamızın terörü durdurmayacağını, PKK‘yı bitirmeyeceğini. Bizim bunları yapmaktaki amacımız, Lafmacun‘da pazartesi günü yazdığım gibi, taraftar desteği. Bu şekilde ifade edince saçma gibi gelebilir, ama biz yalnızca destek sunuyoruz, elimizden gelen bu.

17 Comments