"Enter"a basıp içeriğe geçin

Güle güle Davut Topcan…

Çağımızın, uğraşması en zor, en illet hastalıklarından birine yakalanmıştı Davut abi. Kanserdi. Kanserden dolayı midesini kaybetmişti.

Tanışmamız da, ilginçtir, bu vesileyle oldu. Adam hastalıkla savaşmak için kimsenin aklına gelmeyecek, çok güzel bir yol seçmişti: internet. Rahatsızlığı onun midesini almıştı ama o, rahatsızlığı yüzünden içe kapanmak yerine tam tersini yapmış, dışa açılmıştı. Sponsor buldu, Türkiye’nin dört bir yanını gezip “Her Şeye Rağmen Yalnız Değiller” adı altında bir hareket başlatmış, karşılaştığı kanser hastalarının hikayelerini sitesine taşıyarak kansere karşı insanları bilinçlendirmeyi seçmişti. Kavgaya adam toplar gibi kansere hikaye topluyor, ortak bir bilinç yaratıp kanserle tek başına değil, bir kitle olarak savaşmayı başarıyordu ki… kanser onu da yendi. Onu bile yendi.

Benim de utancımdır: Ben onun yarattığı, geliştirmeye çalıştığı bu harekete yeterli desteği veremedim. Ankara’yı ziyaret ettiği bir seferinde onu tanıyıp, başlattığı hareketten etkilenip ona destek olacağımı söylediğim halde, “moral desteğinden” öteye gidecek bir katkım olmadı kendisine.

Cennetten bağlattığı kotasız internette, biz dostlarının bloglarında yazdıklarınnı da okuyordur elbet. Beni de okuyorsa, kendisine yeterince destek veremediğim için lütfen beni affetsin. Güle güle Davut abi…