"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ah be Kahveci Hacıbaba…

(Bu yazı, Ankara’nın en güzel kafelerinden biri için yazılmış bir sitem yazısıdır. Kahveci Hacıbaba yakında Ankara sınırlarını aşıp tüm Türkiye’ye yayılacağı için, diğer şehirlerin sakinlerine önceden yapılmış bir uyarı olarak da algılanabilir.)

Kahveci Hacıbaba’ya ilk ne zaman gittiğimi hatırlamıyorum ama, ikinci gidişim ilkinden iki gün sonraydı, onu hatırlıyorum.

İç mimarisi pek hoşuma gitmese de, kahvesi çok kaliteli gelmişti. Üzerine uygun fiyatlı yemeklerinin de ilginç bir şekilde epey lezzetli olduğunu keşfetmiştim. Makarnası güzel, tavuğu güzel, ulan pizzası bile pizzacılar kadar iyi… Mekân tasarımına da hızla alıştım, ve belki sadece 2 yıl içinde onlarca defa kendimi Kahveci Hacıbaba’da buldum.

Sonra bi’ şeyler oldu.

Bir-iki ay önce, birden menüdeki yemeklere (ve sanırım tatlılara da) %30 civarında zam geldiğini gördüm. Çok itiraz edemedim çünkü fiyatlar diğer kafelerle aynı seviyeye gelmişti. Rekabetse rekabet, yapacak bir şey yok.

Müzikteki değişimleri de fark ettim. Eskiden, eskiden dediğim de aylar öncesine kadar, rahatsız edici olmayan hafif müzikler arkaplanda çalıyordu, ben de sakin sakin kitabımı okuyordum. Artık ses seviyesinin yüksekliğinden kitap okumayı geçtim, sesimi karşımdaki arkadaşıma duyurmakta zorlandığım yerler oluyor. Kahveci Hacıbaba’nın birçok şubesine gittiğim için artık farkları ayırt edebiliyorum: Selanik Caddesi’nin tepesindeki şubenin iç kısmı ve Bahçelievler şubesinin üst katı hala biraz sakin durumda, ama Selanik Caddesi’nin ortasındaki şubeyle Çukurambar’daki dev şube çekilmez derecede gürültülü oluyor.

Çukurambar demişken… Dün akşam bir arkadaşımla Selanik Caddesi’nin tepesindeki şubedeydim, bugün de Çukurambar şubesindeydim. Fiyatları zaten sineye çekmiştim ama bugün Çukurambar şubesindeki menünün Selanik’tekinden de (yüzde 10 civarı) pahalı olduğunu görünce, bir de üstüne çoğu zaman sipariş ettiğim karışık pizzanın malzemesinin azaltıldığını ve çapının ufaldığını görünce, durduk yerde garsona isyan ettim, adamcağıza resmen trip attım. Nasılsa hedef kitle karşılayabiliyor diye zam yapmak olur ama, şubeden şubeye fiyat değişir mi ya? Değişti diyelim, yemekte malzemeden çalmak nedir abi? 6 ay önce 10,50 liraya yediğim karışık pizzayı ufaltıp, malzemesini azaltıp 15 liraya yedirirsen, isyan etmez miyim?

Bazı arkadaşlarım var, buluşacağımız zaman dalga geçer “Hacıbaba’ya mı gidiyoruz lan gene?” diye. Ve evet, genellikle bir kafeye götüreceğim herkesi Kahveci Hacıbaba’ya götürürüm. Pardon, götürürdüm. Bugünden sonra birini bir kafeye götüreceğim zaman, veya kendi başıma kahvemi içip kitabımı okumak için bir yere gitmek istediğimde, Kahveci Hacıbaba hep ikinci tercihim olacak. Mesela Kocatepe Kahve Evi’ne gıcığım vardı çünkü Türk kahvesi isteyince yanında musluk suyu getiriyorlardı. Onlar o hatalarından vazgeçmiş, ona acayip sevindim, dolayısıyla tekrar Kocatepe’ye gitmeye başlayabilirim. Veya başka başka kahveciler açılıp duruyor, oralara şans tanıyabilirim.

Yapacak bir şey yok.