"Enter"a basıp içeriğe geçin

Macera dolu iki İngilizce sınavı!

Sabah 8 buçukta kalktım. Banyo yapmam gerekiyordu, yapmadan çıktım dışarı zaten hastayım diye. Okula gittim, zira İleri İngilizce finali saat 10’u çeyrek geçe sanıyordum. Okula gidip final tarihine ve saatine baktığımda 10’u çeyrek geçe olan finalin -benim almadığım- Temel İngilizce olduğunu, İleri İngilizce finalinin ise 1 buçukta olduğunu gördüm. Canım sıkıldı, belki erkene alınmıştır umuduyla İleri İngilizce dersini aldığını sandığım arkadaşım Ahmet Postaağası‘nı aradım. Hemen Büyük Fizik Amfisi‘ne gelmemi söyledi, neşe içinde koştum oraya. Meğer beni Temel İngilizce sınavına gizlice girip kendisine yardım etmem için çağırmış 😀 Eğlence olur maksadı ile kabul ettim. Gerekli planları yaparken plana dahil olan ve kopya alacak kişi sayısı 8’i, 10’u buldu. Planlar bittiğinde katılım aynıydı çok şükür. Plan şöyleydi: Sınava gireceğim ama hocaya gözükmemeye çalışacağım, zira sınava giren hoca aynı zamanda İleri İngilizce hocamız. Sınava girdikten sonra sınav kağıdına adımı yazmadan, 5-10 dakikada bitireceğim (sınav test şeklinde) ve bir kağıda falan yazacağım cevapları. Sınavdan çıkarken hocanın yanına gidecek, “Hocam ya ehe ehe ben yanlış sınava girmişim ehe mehe” diye hocayı kızdırmadan çıkacağım sınavdan. Sınavdan çıktıktan sonra da kısa mesajla Erdoğan‘a, Ahmet‘e ve Canalp‘e cevapları yollayacağım, onlar da kalan katılımcılara iletecek cevapları.

Sınava girdim, girdikten sonra aklıma geldi de Ahmet‘in şapkasını alıp kafama taktım. Bere olsa dikkat çekerdi ama şapka dikkat çekmedi çok şükür. Neyse, sınavı tıkır tıkır 10 dakikada çözdüm, bitirdim, ama kağıda geçiremiyorum! Bir asistan yakınımda duruyor sürekli. Yakınımda durma sebebini sonradan fark ettim ve elim ayağıma dolaştı: Asistan yoklama kağıdını dolaştırıyormuş! Hesaba katmadığımız bu handikap sebebiyle kağıdı mağıdı bırakıp çantamdan bir adet lacivert Stabilo kalem çıkardım ve cevapları elime geçirdim. Yoklama kağıdı tam bana gelmişti ki ben bitirdim ve ayağa kalktım, asistana yanlış sınava girdiğimi söyleyip güldüm. Sonra asistanın isteği üzerine hocaya gittim ve aynı yavşaklığı hocaya da yaptım. Biraz şüphelense de aldı kağıdımı, koydu kenara, ben de çıktım dışarı mutlu mesut.

Dışarı çıktıktan sonra üç kişiye attım mesajları ve beklemeye başladım. Sınavdan çıktılar, teşekkürlerimi aldım (:)) ve olayı birbirimize birer ikişer kez daha anlatıp eğlendik, neşe ve heyecan dolduk. Sonra da kendi sınavımı beklemeye başladım. Kendi sınavım gelmeden hocanın odasına gidip ilk İleri İngilizce sınavımı da öğrendim: 87!

İkinci sınav da ilki kadar kolaydı neredeyse 🙂 Paragraf yazma bölümü dışındakileri 20 dakikada, hepsinden emin olarak bitirdim ve kontrol ettim, bir kağıda geçirdim, Timur‘a yolladım, Timur Evren‘e, Evren de Çağlar‘a yolladı, üçünün de 50’şer puanı oldu 😀 Paragrafı da yazdım ve çıkarken Gülender‘e kopya vermeye çalıştığımı gören hoca kağıdımı aldı :D:D:D

İkinci sınavdan da 90 üzeri bir not alıp İleri İngilizce dersinden AA ile geçiyorum sanırsam!

20 Haziran 2007 eki: Temel İngilizce‘den 92’şey puan dağıtmışım herkese, kendi sınavımdan da 95 aldım. Son anda Gülender‘e kopya verdiğimin görülmesi de İleri İngilizce notumun kayıtlara AA yerine BA düşmesine sebep olmuş.

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 1.779 aboneye katılın