"Enter"a basıp içeriğe geçin

Önemli olan dişlerin beyazlığı değil (valla bak)

Benim dişlerim beyaz değil. Daha doğrusu bembeyaz değil, çünkü dişlerimin doğal bir rengi var. Herkeste farklı farklı olan o “doğal diş rengi”, bende hafif sarı. Ama çok hafif. Kemik rengi yani. Kesinlikle rahatsız etmiyor.

Rahatsız eden şu: Dişlerimi düzenli olarak (sabah kalkar kalkmaz, akşam yatmadan hemen önce) fırçalamama rağmen, dişlerimi fırçalayamadığım zamanlar (çok meşgul günler, bunalım takıldığım zamanlar vesaire) dişlerimden de nefret ediyorum. Ama sebebi dişlerimin anında sararması değil, kontrastın azalması.

(Eveeet, bir tasarımcı olarak bugün de “kontrast” kelimesini cümle içinde kullanmış oldum, hamdolsun.)

Kontrast, yani renk karşıtlığı, gerçekten dişleri daha da beyazlatıyor. Dişlerinizin doğal rengi beyazdan daha uzak bile olsa, dişlerin çevresindeki öğelerin (diş etleri, dudaklar, yanaklar, sakal vesaire) rengi dişlerinizin görünümünü de etkiliyor.

En önemlisi de, dişlerinize en yakın öğe olan diş etleri. Diş fırçalamanın görünüme en büyük katkısı da bu zaten: Dişlerinizi beyazlatmaktan ziyade diş etlerinin üstünü temizleyip canlı bir pembe-kırmızı renge kavuşturuyor. (Diş fırçanızı, diş etleriniz üzerinde gezdirince daha da etkili oluyor.)

İnanmadınız mı? Aşağıdaki iki fotoğrafı inceleyin:

barisin-disleri-fircalanmadan-once

barisin-disleri-fircalandiktan-sonra

Bu iki fotoğrafı bu sabah çektim. Biri dişlerimi fırçalamadan hemen öncesi, biri de hemen sonrası. Önceki akşam özellikle dişlerimi fırçalamadan yattım, dişler fırçalanmadığında nasıl göründüğü daha net anlaşılsın diye. (Her şey bilim için, her şey sizin için!)

Nasıl ama? Ciddi anlamda etkisi olduğu çok açık. O yüzden dişlerinizi (ve diş etlerinizi de) fırçalamayı unutmayın.

Not: Bu dediklerim dişlerin sağlığı için değil, görünümü içindir. Dişlerini doğru dürüst fırçalamayanlar er geç dişlerini kaybedecektir. (Ama diş iplerine benim de gıcığım var, eheh.)