"Enter"a basıp içeriğe geçin

Besleme (feed) olayı nedir?

Her yerde görmeye başladığınız bir olay var, küçüklü büyüklü acayip turuncu düğmeler. Tıkladığınızda tarayıcınız bir arayüzle sitenin sanki yazdırılmaya hazır şekli gibi bir arayüzde gösteriyor (Internet Explorer 6 gibi çağdışı bir tarayıcıda salak salak kodlar çıkıyor gerçi!). Ama yazdırma olayıyla bir alakası yok bu olayın. “Ne lan bunlar?” veya “Ne işe yarıyor peki bunlar?” şeklinde sorular soruyorsanız bu yazıyı okumanız gerekiyor, çünkü yazıda naçizane yorumlarımla beraber bu besleme (feed) olayını anlatmaya çalıştım.

En basit şekilde anlatmam gerekirse besleme olayı, destekleyen her siteyi tek bir arayüzle normalden çok daha kısa sürede, e-posta okur gibi okumanızı sağlar. Cidden bak, yeni içerik e-postanıza geliyor, siz de onları okuyorsunuz gibi bir şey.

Olay şu: Besleme kaynağı sunan sitelerin hepsini tek bir yerde (yazılım veya site, aşağılarda değineceğim) topluyorsunuz, sonra sitelerde yayımlanan güncel yazılara oradan kolayca ulaşabiliyorsunuz. Her site için yeni bir pencere/sekme açıp, yeni içerik var mı diye tek tek kontrol etmenize gerek kalmaz, zamanınız size kalır. Şu söyleyeceklerim çok iddialı gelebilir size: Sık sık girdiğiniz/girmeniz gereken sayfaların hepsindeki güncel içeriğe toplam 1 saatte bakıyorsanız, besleme kaynaklarını kullanmaya başladıktan sonra bu süre 5 dakikaya iniyor. 12 katlık bir fark var arada yani.

Bir internet sitesinin besleme kaynağı olup olmadığını anlamanın iki yolu vardır: Birincisi, tarayıcınızda çıkan ikonlara bakmak. Aşağıda Firefox ve Internet Explorer 7‘de ikonların yerini gösterdim:

Firefox'ta böyle

IE7'de böyle

Buralardaki göstergeler, bir sitenin besleme özelliği sunup sunmadığını anlamanın ilk yolu. İkinci yolu, siteyi tasarlayanın akılsızlığı veya sitenin birden fazla bölümünün kaynaklarının olması yüzünden biraz daha zor: Sizin sayfayı gezip aramanız gerekiyor. Örneğin, http://gazeteport.com/ adresinde yukarıda gösterdiğim ikonlar çıkmayacak. Ama sayfanın en altına indiğinizde küçük bir ikon göreceksiniz: RSS. Bu ikona tıkladığınızda, besleme kaynaklarını sıralayan bir sayfaya gideceksiniz. Orada artık güncel haberleri ile ilgili olanını, spor haberleri, teknoloji haberleri ile ilgili olanlarını, bunlardan ikişer üçer tanesini, veya hepsini birden takip edebilmeniz mümkün.

Peki bu adresler ne işe yarıyor? Bu soruyu cevaplamadan önce aklınızda olan “RSS ne yav?” sorusunu cevaplamak istiyorum: RSS, bir besleme kaynağı çeşididir. Başka bir çeşit de Atom‘dur. Bu konuda çok bilgili olmadığımdan başka çeşit besleme kaynağı var mı bilmiyorum. Zaten size temel çeşitler yeterli olacak.

Peki bu adresler ne işe yarıyor? Bu soruyu cevaplamadan önce ehehe şaka yapıyorum: Bu adresleri besleme okuyucunuza tanıtacaksınız. Hepsini birden tanıttıktan sonra her gün güncel içeriğe siz gitmek zorunda kalmayacaksınız çünkü güncel içerik sizin ayağınıza gelecek.

Yukarıda “(yazılım veya site, aşağılarda değineceğim)” demiştim, değineyim:

Örneğin Google Reader, bir besleme okuyucusudur. Google servislerinden herhangi birini kullandığınız hesabınızla giriş yapabilirsiniz. Google Reader ile besleme okuma olayına bir sonraki yazımda değineceğim. Bir sonraki yazım bittiğinde buraya, bu yazının en sonuna bir bağlantı da ekleyeceğim.

Bir başka örnek olarak da FeedReader yazılımını örnek verebilirim. Bu yazılım 4.4MB’lık boyutuyla Google Reader‘a göre çok gereksiz kalıyor, ama arayüz bakımından Microsoft Outlook, Mozilla Thunderbird gibi yazılımlara benzetmeniz mümkün. Bunu yapmak için Görünüm » Program Görünümü » Klasik‘i seçebilirsiniz, kısayolu Alt+1‘miş hatta. Ayrıca bu yazılım Türkçedir, iyidir hoştur yani. Google Reader da inşallah kısa bir süre sonra Türkçe olur.

Yazı bu kadar efendim. Sorularınız varsa yorum bölümüne yazabilirsiniz; elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım.