"Enter"a basıp içeriğe geçin

RTÜK'ün yayın yasağı hakkındaki düşüncelerim

Cemil Çiçek imzasıyla RTÜK‘e gönderilen yazıda, ”Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili olarak; kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen” radyo ve televizyon yayımlarının durdurulması istendi. RTÜK, bu talebi bütün yayın kuruluşlarına tebliğ etti. (Kaynak: Anadolu Ajansı)

Bazılarınız bunu yapılan edilenin halk tarafından bilinmemesini sağlamak, ülkeyi sahte bir huzura kavuşturma çabası veya “cehalet erdemdir” anlayışı olarak yorumlayabilir, hepsi de mantıklıdır. Ama düşüncelerin mantıklı oluşu, doğru oluşu anlamına gelmez. En azından ben bu şekilde düşünmüyorum.

Benim düşündüğüm şeyi önceden belirtmiştim. RTÜK de, sağ olsun, sesimi duymuş gibi olmuş ve bu tür haberleri yayından kaldırmak için talepte bulunmuş.

Türkiye‘deki haberleri sadece bizim taraf takip etmiyor arkadaşlar, PKK‘lılar da takip ediyor.

Ha, belki sadece her bilginin verilmemesi ve bu tarz haberleri, sadece olan biteni haber verecek şekilde (yani olacakları haber verecek şekilde değil) yapsalardı daha iyi olacak mıydı? O konuda ikilemdeyim işte. Bir yandan bakarsak bu tür haberleri görüp yürekleri dağlanan onlarca insan, vahşetle küçük yaşta tanışan çocukları göreceğiz, diğer yandan bakarsak da hiçbir şeyden habersiz, ülkeyi normale dönmüş zanneden halkı. Sanırım ilk seçeneği daha mantıklı buluyorum, ne olursa olsun halk bilgisiz olmamalı. Şu Akıllı İşaretler sistemi her haber programı için, haberlerin içeriğine göre günlük olarak güncellenirse en azından çocuklar görüp korkmaz.

Ek (15.25): Bir kısmı atlayıp olayı yanlış anlamışım. Sadece radyo ve televizyon yayımlarının durdurulması istenmiş. Millet her şeyden bihaber kalmayacak yani. Bu açıdan bakınca mükemmele çok daha yakın bir karar gibi geliyor.

Ek (25 Ekim 2007, 15.10): Yasak kaldırıldı.