"Enter"a basıp içeriğe geçin

Son derece başarısız bir aşk hikayesi (4)

…Özetle, her şey pek güzel, pek romantik gidiyordu. Ama bu romantizm, haliyle, sıcakta o kadar bekleyince bozuldu.

4. Bölüm: Bitti?

Haziran ayının ilk yarısında hiç buluşamamıştık. Nermin’in gösterdiği iki gerekçe, yaz okulundaki dersler ve akşamları da bir süpermarkette kasiyerliğe başlamış olmasıydı. Kasiyerlik olayında problem yok ama yaz okulunun bir insanın bütün haftasını aldığını bilmediğimden, sadece buluşamadığımıza üzülüp duruyordum. Beni uyandıran yine Buket oldu.

Buket’le buluşup dertleştiğim akşamlardan birinde bu yaz okulu bahanesini anlatınca Buket beni uyardı, üniversitelerin yaz okullarında, haftada yalnızca birkaç ders işlendiğini söyledi. Önce kabullenmek istememiştim ama sonra paniğe kapıldım: Bir hata mı yapmıştım? Bir kusurumu mu görmüştü? Yoksa gerçekten de hafta içi her gün, gün boyu derslere mi giriyordu, olamaz mıydı be?

Haziran ayı boyunca buluştuğumuz toplam 3 gün haricinde her gün içim içimi yemişti; temmuz ayında ise yalnızca bir kez buluştuk. Hem de ne buluşma… Haziran ayında içim içimi yemişti ya, hah, temmuz ayındaki buluşmamız o kadar kötü geçmişti ki, artık Nermin’in peşini bırakmam gerektiğine karar verip keskin bir dönüşle onu unutma evresine girmiştim. (Gerçi “unutma evresi” diyemem; “unutmaya çalışma evresi” diyelim.)

Temmuzun ikinci yarısı değil ama ağustos ayı boyunca kalbim gitgide yatıştı. Eylül ayında ise kalbim tekrar canlandı ama Nermin için değil, Gülşah için.

Bu yazı dizisindeki tüm yazılar

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 1.763 aboneye katılın