"Enter"a basıp içeriğe geçin

Sonunda diziler kısalıyor

Bu konuda konuşurken hep verdiğim korkunç bir örnekle başlamak istiyorum:

Kadın eline yastığı almış, yatakta yatan ufak bebeği boğarak öldürmek için ona yaklaşıyor. Tam yastığı bastıracakken bebek ağlayacak gibi oluyor, kadın geri çekiliyor. Sonra kadın tekrar bebeğe yaklaşıyor.

Bu bahsettiğim sahne, Parmaklıklar Ardında dizisinin bir sahnesiydi; babaannem izlerken görmüştüm. Üç cümleden ve üç eylemden oluşan bu sahnenin 4 buçuk dakika sürebileceğini inanabiliyor musunuz? Vallahi de, billahi de öyle oldu. Kadın, gecenin bir vakti koğuşta herkes uyurken, bir ranzanın yanında kurulan beşikte yatan bebeğe yavaş yavaş yaklaştı, elindeki yastığı yavaş yavaş kaldırdı, biraz daha yaklaşıp bastırmaya yeltendi, bebek ağlayacak gibi oldu (yavaş yavaş), sonra kadın yavaş yavaş geri çekildi, bebek sustuktan sonra tekrar yavaş yavaş yaklaşmaya başladığında ben küfrü basıp uzaklaşmıştım bile.

Türk dizileri neden kaybetmeye mahkûmdur?” başlıklı yazımın üstünden 3 buçuk yıla yakın süre geçti. Oraya yazdığım maddelerden bazıları geçerliliklerini -çok şükür- yitirdi, bir de yeni maddelere konu olacak garabetler (örneğin klasik niteliğindeki romanlarımızın içine edilmesi) ortaya çıktı ama bir madde, ilk madde sürekli geçerli kaldı: Dizilerin çok uzun olması.

Birkaç aydır bu konuda yapılan tartışmaları zevkle izliyordum. Kimi dizi yapım şirketleri “Dizi süresi kısalırsa kalite azalır.” gibi saçma bir iddia ortaya attı (Hayret bir şey, sanki Lost, How I Met Your Mother falan çok kalitesiz diziler ve sanki Hanımın Çiftliği, Çocuklar Duymasın falan o dizilerden daha kaliteli???), kimi dizi ekip elemanları “Şimdi diziler kısalırsa çekim süreleri de düşer, ücretlerimiz de düşer, ühühü.” diye ağladı (İlginç bilgi: 90 dakikalık bir dizinin çekimi için bir ekibin, haftanın 6 günü en az 12 saat çalıştığını biliyor muydunuz?) ama sonuç olarak herkes dizilerin standartlara göre çooook uzun olduğunu biliyordu.

Ve sonunda padi… pardon, başbakanımız olaya el attı ve dizi sürelerinin Avrupa standartlarına, 48 dakikaya indirilmesi talimatını verdi (ilgili haber). (Gerçi davalı olduğumuz için aramız bozuk ama bu olayı çok uzun süredir beklediğim için kendisini tebrik etmek isterim.)

Gün bayram günüdür ey Türk halkı… Artık akşamları televizyon başında tek bir dizi için iki buçuk-üç saat beklemek yok! Artık beyinlerimiz yavaş çekimde çekilen dizilerle sulanmayacak! Artık dizi senaristleri daha rahat çalışma imkânına kavuşacak, artık dizi ekipleri günde 10-15 saat çalışmak zorunda bırakılmayacak! Artık anne-babalar çocuklarını erken saatlerde yatırabilecek çünkü 8’de başlayan dizi 9’da bitecek! Kötü diziler arasından iyiler daha kolay sıyrılacak, iyi dizilerin sayısı da artmış olacak!

Haydi halaya! 🙂