"Enter"a basıp içeriğe geçin

Vazgeçmek için bahanelerim

Yeni bir iş kuruyorum. Ama kurmak istemiyorum. Kursam paramı kazanacağım, bundan eminim. Daha doğrusu şundan eminim: İşi batırsam bile, işe yatırdığım parayı geri alacağım. Yani işin riski yok. Yine de vazgeçmek için, başlamamak için bin türlü bahane üretiyorum.

Mesela dünkü patlama. Aşırı derecede karamsarlaşıp, dün işi kurmaktan vazgeçtim. “Böyle bir ülkede iş bile yapılmaz.” dedim, sanki başka bir ülkeye gitmek istiyormuşum gibi. Halbuki istemiyorum. Türkiye’de hayatımdan memnunum. Ama işi kurmadığımda, elimdeki üç kuruşu yiyip bitirdikten sonra kendi evimde bile yaşayamayacağım. O yüzden işi kurmam lazım. Yine de vazgeçmek için, başlamamak için bin türlü bahane üretiyorum.

Mesela freelance çalışmak. Ayda bir kişiye veya kuruma internet sitesi yapsam, rahatça geçinebileceğim parayı kazanabiliyorum. Bunun için çalışsam belki gerçekten daha düzenli bir çalışma hayatım olacak. Üstelik verdiğim hizmet aylık gelirimi kümülatif olarak da artıracak. Şöyle açıklayayım: Birine site yaptığımda sitenin barındırma, güvenlik, yedekleme ve güncelleme hizmeti için yıllık bir ücret de alıyorum. 12 ayda 12 siteden 12x lira para, 24 ayda 24 siteden 36x lira para, 36 ayda 36 siteden 72x lira para. Kümülatif artıştan kastım bu. Site hazırlamak için aldığım para da buna dahil değil. Ama müthiş bir düzen de gerektiriyor, üstelik müşteriye öyle bir hizmet vermek lazım ki, senden hizmet almayı kesmesin. Onu geçtim, zaten şu anda kurduğum (ama başlatamadığım) işim de bir başka web hizmeti (web sitesi hızlandırma işi, adı da Optimocha). İşimi iyi yaparsam, kazandığım parayla freelance internet sitesi yapmanın da ötesinde, web tasarım ajansına dönüştüreceğim işi. Yani kurduğum işi ajansa dönüştüreceğim, işi daha da büyütmüş olacağım. O yüzden işi kurmam lazım. Yine de vazgeçmek için, başlamamak için bin türlü bahane üretiyorum.

Mesela yazarlık yapmak. Siyasete bulaşmak yerine yazarlık yapmak konusunu şurada yazmıştım, o yazıyı yazdığım günden beri de bu fikir aklımın bir köşesinde kendi kendine gelişiyor. O yazıda “bilişim sektöründe bir şirket kurup, kendi kendine çalışır hale getirmek” gibi bir alt-fikir de var, ama şimdilerde yazarlıktan para kazanmaya başlasam kesinlikle o alt-fikri unuturum. Kesin yani. O yüzden işi kurmam lazım. Yine de vazgeçmek için, başlamamak için bin türlü bahane üretiyorum.

Ama kuracağım. Kaçarı yok, kuracağım. Belki batacağım, belki eşek yüküyle para kazanacağım, gerçi muhtemelen kazanamayacağım, gerçi muhtemelen batmayacağım da, ama kuracağım bu işi.

Hadi hayırlısı.