"Enter"a basıp içeriğe geçin

Who Should Live Again balonu söndü

Atatürk sevgisini sömürerek para kazanmak başlıklı yazım pek bir ilgi gördü, ilgi ve duyarlılık gösteren herkese teşekkür ediyorum. Şimdi, bu yazıda bahsettiğim ilk site olan WhoShouldLiveAgain.com‘un sahibini ve yeni sitesini tanıtmak istiyorum.

Bu siteyi yapan kişinin adı Mehmet Arslan. Siteyi kurduktan sonra, siteyi “Amerikalılar bir anket düzenlemiş…” diye başlayan, onlarca farklı şekilde kurulan saçma cümleler sayesinde yaymayı başardığını düşünüyorum. Bu şekilde düşünmeme sebep olan fikirse şu: Aynı tanıtım yazısı defalarca değiştirilerek internet ortamında yayılamaz, gereksizdir. “Kopyala, yapıştır, bitti.” felsefesini benimseyen bu kadar genç aynı yazıyı tekrar tekrar yazma gereksinimi hissetmezler. Neyse.

Mehmet Arslan, bu site sayesinde 200 bine yakın oy toplamayı başaran biri. Hatta büyük ihtimalle çok pis para kazanmış olması muhtemel biri – ben demiyorum, oylama boyunca (son haftalar hariç) sitede bol bol Google AdSense reklamı görenler diyor.

Bu adamın ismini öğrenmek için araştırma yapmama gerek kalmadı. Kendisini diğer yazıda, ilk başlarda Mehmet Kılıçarslan olarak tanıtan bu kişi, ilgili Facebook grubunda benim yazıma bağlantı verip (Teşekkürler Mehmet :).) “Böyle şerefsizler de var!” temalı bir konu açmış (Şimdi baktım, kalkmış.) da, siteme gelen bağlantıları kontrol ederken gördüm ve grubun kurucusu olan kişinin adını, Mehmet Arslan‘ı o zaman fark ettim.

Bu arada WhoShouldLiveAgain.com‘daki oylama sonucu da ikinci kez falan erteleniyordu. Çok komiğime gittiğinden dolayı dalga geçen bir mesaj atmaya karar verdim Mehmet‘e. Tüm konuşma şu şekildeydi:

Ben: 1 hafta daha uzattın hayırdır? öncesinde de 2 gün daha uzattın, öncesinde de şu dandik geri sayım vardı. Yazık sana, çok yazık be Memoş…

Mehmet Arslan: Şerefsiz it! Şu surata bak. Tam bir hain suratı. Türk müsün? Türk’üm diyebiliyor musun it?

Buraya post atma. Beyinsiz herif. Senin aklın yok, sen beyinsiz ve akılsız bir adamsın yada kasıtlı olarak kışkırtma yapan bir hainsin.

Bekle ve gör o sitenin arkasından ne çıkacak. Ve sınırını fazla zorlarsan kendini medyada bulursun. Bir daha tekrar etmeyeceğim. Bütün yaptıkların kayıt altına alınacak.

Ben: Al canım, al güzelim. 2 hafta önce de “1 hafta sonra gör” diyordun, hayırdır tatlı mı geldi o kadar çok ziyaret edilmek?

Benimkiler kayıt altına alınıyorsa seninkiler de alınıyor. Medyaya rezil edecekmiş, peh! Sanki Uğur Dündar’ı falan tanıyorsun da… Oğlum beni tanıtsan var ya ne kadar güzel olur, resmen kahraman seçilirim senin gibi Atatürk sevgisi tacirlerini ortaya çıkardığım için!

Komik bir konuşma, kabul ediyorum. Hayatımda “Peh!” dememiş olan ben, düzgün bir şekilde dalga geçmek ve sonunda bir hakaret davası yememek için böyle konuşmak istedim. Gerçi Mehmet Arslan da kendini tutmasa ana avrat düz gidecek ama… 😀

Neyse. Daha sonra bu gruba kayıt olup yazımı ufak bir açıklamayla beraber eklemeye başladım. “eklemeye başladım” diyorum çünkü Mehmet Arslan bu grubun kurucusu olduğundan dolayı, ben yazıyı ekledikten bir süre sonra siliyordu. Ekledim, sildi, ekledim, sildi falan derken bir mesaj daha atmaya karar verdim. Bu konuşmada biraz ciddiyet sahibi olmaya karar verdim ve öncekinde olduğu gibi hakaretlerle uğraşmayıp derdimi anlatmaya çalıştım. Ortaya çıkan konuşma şu şekildeydi:

Ben: insanların bu konu hakkındaki gerçeklere erişmesini istemediğinden yaptığın hareketler çok akıllıca, tebrik ettim valla. yine de her gün yazıyı okuyan kişi sayısı artıyor, kısa süre sonra bu embesilce çabalarının bir anlamı kalmayacak.

Mehmet Arslan: senin gibi şerefsizlerin kışkırtmalarını önlemek için bunu yaptım. Yeni site açılınca (whoshouldliveagain de bu site direkt gösterilecek) sana neden şerefsiz dediğimi anlayacaksin. Ama merak etme o yeni sitede öyle bir sıkı düzen olucak ki şerefsizler barınamayacak.

Ben: İnternet üzerinden ahkâm kesmek kolay Mehmet efendi… Atatürk’e oy verdiğinde, Atatürk uygulamalarını Facebook hesabına eklediğinde vicdanın ne kadar rahatlıyor bilmiyorum ama bu tür uygulamalar, hatta senin yaptığın site gibi saçmalıklar bile insanları tembelliğe alıştırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Ben de bir genç olmama rağmen rahatlıkla söyleyebilirim ki bu tarz uygulamalar biz gençler üzerine öyle bir etki bırakıyor ki, Starbucks’tan çıkmayan ve hayatında hayatına veya başkalarının hayatına herhangi bir etkisi olmayan züppeler Facebook’ta Atatürk uygulamasını ekleyip WhoShouldLiveAgain. com’da Atatürk’e oy verince kendini Atatürk’e karşı tüm borcunu ödemiş sayılıp gerçek bir Atatürkçü genç insan olduklarını düşünüyorlar!

Eğer gerçekten biz gençlere Atatürk sevgisi kazandırmak isteseydin “Amerikalılar anket yapmış kim yeniden yaşamalı diye, hadi bir oy da Ata’mıza atalım” şeklinde bir yayılma taktiğiyle değersiz oylar toplamaya çalışmak yerine Atatürk ilkelerini anlatan, biz gençlere Atatürk’ü neden anlamamız gerektiğini gösteren kapsamlı bir site yapardın. Oysa sen insanlara Atatürk sevgisi kazandırmak yerine, insanların varolan Atatürk sevgilerini sömürmeyi seçtin ve birden fazla oy atan “ekstra Atatürkçüler”i de düşünürsek 100 bine yakın insanı gerçek dışı bir inanca sürükleyerek Atatürk sevgilerini kötüye kullandın. Onları bununla meşgul ettikten sonra muhtemelen Atatürk’e olan borcunu ödemenin gururuyla hayatına devam eden insanların bu ülkenin içinde bulunduğu durumu kavramasını engelledin. İnsanlar şimdi başımızdaki hükümetin yaptıklarını, Atatürk ilkelerine karşı hatta onları kaldırmaya yönelik olsa dahi “Evet çok demokratik kararlar, ben şahsen destekliyorum.” şeklinde aptalca bir muhakemeyle destekleyebiliyorlar.

Apolitik kesime iyi veya kötü bir görüş kazandırmak yerine böyle saçma hareketler yaptırdığın için de seni ben her zaman bir Atatürk düşmanı olarak göreceğim Mehmet efendi, ve seni veya senin site(leri)nin tanıtıldığı yerlerde bu düşüncelerimi dile getirmekten kaçınmayacağım. Haftalardır açamadığın şu gizemli “bekleyin” sitesini açtığında da ortaya ne çıkarsa çıksın, WhoShouldLiveAgain’e girmek isteyen insanlar onunla karşılaştığında, istersen yukarıda bahsettiğim gençlere bir şeyler öğretmeye çalışan bir site yapmış ol, 60 saniye okuyup siteden çıkacaklar. Oy verenlerinse o kadar ufak bir kısmı yeni sitene girecekler ki, ayda eriştiğin kişi sayısı 10 binleri geçemeyecek, ufak bir site olarak kalacak.

Çarpık düşünce ve hırslarından kurtulman dileğiyle…

Mehmet Arslan: Bak gerizekali herif öncelikle “Amerikalılar anket yapmış kim yeniden yaşamalı diye, hadi bir oy da Ata’mıza atalım” şeklinde bir yayılma taktiğiyle değersiz oylar toplamaya çalışmak yerine

o yaziyi ben cikartmadim. Oyle bir yayildi ki herkes bir cumle yazarak forward yapmis. Bunu ben engelleyemem.

Yeni sitem whoshouldliveagain in yaratmis oldugu etkinin YUZBIN kati etki yaraticaktir. Uye sayisi bilmem sayisi ise ne kadar olur bilmiyorum. Dedicated server kullanilacak. Sen siteyi tahmin et. Site degil bir platform olucak.

Benim kim oldugumu, unvanimi, neler yaptigimi bilmiyorsun. Bir daha mesaj atma. Eger serefin, karakterin, kişiliğin varsa mesaj atmazsın. Yeni site herşeyi açık bir dille göstericek. Sen de payını tabii ki alacaksin kuşkum yok.

Ama bir daha mesaj atma. Napiyorsan yap ama mesaj atma. Sana yapilması gereken birşey olursa hukuksal yönden yapılır.

Rahatsiz etme lutfen.

Ben: Terbiyesizlik kolay, adam gibi derdini anlatamıyorsan hakaret etmek çok daha kolay olur tabii. N’aparsan yap kardeşim, payımı falan alacakmışım gibi saçma sapan tehditlerle parmaklarını yorma zira yeni açacağın (gerçi açacak mısın orası da belli değil, iki haftadır erteliyorsun sinsi gibi) o kocaman site hakkında da her yere ulaştırmaya çalışacağım bir yazı yazacağım.

Mesaj atma hakkımı sen engelleyemezsin, “Mesaj atarsan şerefsizsin” tarzı çocukça laflar etmen de 67’li olsan bile hala büyümediğini gösterir. Oturup adam gibi yeni sitenin ne gibi bir amacı olacağını ve WhoShouldLiveAgain. com’un bu yolda nasıl bir amacı olduğunu TERBİYELİ BİR ŞEKİLDE anlatabilmiş olsaydın belki ben şu anda karşında değil, yanında olacaktım. Bu kadar sert tepkiler gösterdiğine göre senin vicdanınnı bile sızlatıyor bu yaptıkların veya yaptığının kötü bir şey olduğunu bile bile karşı çıkmaya çalışıyorsun.

Nasıl biliyorsan öyle yap. İstersen 30 avukat tutup dava aç, ben yanlış bir şey yapmadığımın farkındayım. Aksine, BEN ATATÜRK’ÜN TARAFINDAYIM! Açacağın o “kocaman” siteyi de görelim bakalım; eğer aynı çıkarcılık içerisindeysen siteni yerin dibine sokmazsam Barış değilim. Hoş, günde 1000 ziyaretçiyi geçmeyen önemsiz bir site olacağından da az çok eminim ya, neyse.

Bu ikinci konuşmadan çıkardığım birkaç sonuç var:

  1. İnsan 40 yaşında da olsa, kafası farklı yaşlarda davranabiliyor. Zeka yaşı hadisesi, bu konuşma sayesinde kanıtlanıyor.
  2. Hakaret etmek de yukarıdaki maddedeki gibi yaşa bağlı değil.
  3. Mehmet Arslan, açtığı yeni siteye 20 milyar kişi bekliyor :D. Oylamaya 200 bin kişi katıldı ve yukarıda belirttiği üzere yeni site (aşağıda), WhoShouldLiveAgain.com‘un 100 bin katı kadar etki yaratacak.
  4. Artık kendimi kontrol edebiliyorum ve edilen hakaretlere cevap yazmaktansa ana konuya yoğunlaşabiliyorum, yaşasın :).

WhoShouldLiveAgain.com‘daki oylama, bugün itibarıyla sona erdi. 200 bine yakın katılımla Atatürk birinci geldi ama tüm dünyaya Atatürk‘ün ne kadar büyük bir lider olduğunu falan kanıtlamadık. Siteye oy verenler (Ben bu gruba dahilim.), Atatürk‘ün ilke ve inkılaplarını, zihniyetini dünyaya tanıtmaktansa iki tıkla vicdanını rahatlatma yolunu seçmiş oldular. Daha sonra yaptığı yanlışı fark edenleri (Ben bu gruba da dahilim.) bu listeden çıkarabiliriz. En azından ben böyle bir listede, böyle bir oluşumda yer almış olduğum için hala kendimden utanıyorum.

Ve gelelim bu yazıyı yazmamın sebebine: Mehmet Arslan’ın bahsettiği yeni site açıldı, bu sefer bağlantısını vermekte bir beis görmüyorum: 2012-2099

Muhteşem bir site. Adeta aşık oldum. İnanılmaz bir site bu. Vaaaooov. Oh bebeğim, muhteşem. Platform değil, silindirik bir anasayfa ve bir adet forumdan oluşuyor ama yine de mükemmele en yakın varlık bu. Diğer siteden 100 bin kat daha fazla etki bıraktı bende.

Şaka bir yana (Şaka?), site fena halde idealist. 2008-2012 arasında 20 milyar kişinin desteğiyle temellendirilecek devrim sayesinde 21. yüzyılda Türkiye, dünyanın en büyük devleti olacakmış. Muhtemelen bu devrime karşı çıkacaklar da vatan haini ilan edilecekmiş. Moderatörlük başvuruları açıkmış ama moderatör olmak için arkalı önlü kimlik fotokopisi gerekiyormuş. Şaka değil, valla öyle.

Forumun şimdilik 23 üyesi, her bölüme girilen otomatik konular haricinde de 68 mesaj var. 68 mesaj da büyük ihtimalle Mehmet Arslan‘a ait zira şu ana kadar mesaj yazan üyelerin isimleri ATATÜRK ve ATATÜRK1. Yanlış anlamadıysam ATATÜRK1, yönetici hesabı; ATATÜRK ise Mehmet Arslan‘ın, Atatürk‘ün ağzından yazdığı mesajlar için kullandığı üye hesabı.

Gelelim benim yazımın yanlış anlaşılabilecek taraflarına:

  1. Ben bu iki siteye neden bu kadar karşıyım: Çünkü internetten vatan kurtarmak olmaz. Mehmet Arslan‘ın idealizmini takdir ediyorum ama gerçek bir devrim yaratmak istiyorsa bunu yalandan yabancı oylama siteleri kurmakla, forum açmakla değil, gerçek bir organizasyonla yapmalı.
  2. Ben Atatürk düşmanı, vatan haini şerefsizin teki miyim: Hayır. Atatürk‘ü tanıyan, anlayan biriyim. Ona duyduğum saygı, abartılı bir saygı olmadığı için Atatürk‘e gerçek anlamda tapanlara karşıyım. Atatürk‘ü ve değerlerini putlaştırırcasına kullananlar, Atatürkçülük kavramını bir din olarak lanse etmeye ve bu şekilde Atatürk‘e ve değerlerine leke sürenlerin karşısında dururum.
  3. Bu sitelere neden bu kadar taktım: İlk iki sorunun cevaplarını birleştirince bu sorunun cevabı çıkıyor, deneyin.
  4. Mehmet Arslan‘a kişisel bir gıcığım mı var: Yok canım, tanımıyorum bile adamcağızı. Yaptıklarını kesinlikle doğru bulmuyorum, ama niyetinin de kötü olduğunu düşünmüyorum. Yalnız şöyle bir durum var, bu kadar istekli bir insan bu kadar aciz olmamalı. Memleketi forum açarak kurtarmaya kalkmamalı. Gerçek bir hareket başlatsın, katılırım. Tabii bunu söylerken “Ben öyle yerimde otururum da hareket başlarsa katılırım.” demiyorum. Muhtemelen hiçbir zaman açıklayamayacağım şeyler var, burada bahsedersem hapse tıkarlar diye korkuyorum 🙂 (İpucu: Forum kurmak değil, hatta bilgisayarla ilgisi yok.).

Bu kadar sıkıcı bir yazı yazdığım için özür diliyorum. Benim bile başım ağrıdı yazarken. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Yazımı, yukarıdaki iki konuşmadan birinde geçen sözlerimi tekrar sunarak bitirmek istiyorum:

Atatürk’e oy verdiğimizde, Atatürk uygulamalarını Facebook hesabımıza eklediğimizde vicdanımız ne kadar rahatlıyor bilmiyorum ama bu tür uygulamalar, hatta WhoShouldLiveAgain. com’daki gibi saçmalıklar bile insanları tembelliğe alıştırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Ben de bir genç olmama rağmen rahatlıkla söyleyebilirim ki bu tarz uygulamalar biz gençler üzerine öyle bir etki bırakıyor ki, Starbucks’tan çıkmayan ve hayatında hayatına veya başkalarının hayatına herhangi bir etkisi olmayan züppeler Facebook’ta Atatürk uygulamasını ekleyip WhoShouldLiveAgain. com’da Atatürk’e oy verince kendini Atatürk’e karşı tüm borcunu ödemiş sayılıp gerçek bir Atatürkçü genç insan olduklarını düşünüyorlar!