"Enter"a basıp içeriğe geçin

“Zaman kutulama” faciası

Zaman yönetimi ve üretkenlik, son aylarda (belki de son 2 yıldır) üzerinde en çok (veya en sık) uğraştığım şeylerden biri. Diğer uğraşlarım arasında uyku düzeni yönetimi, ata binmek ve tenis oynamak var.

Geçtiğimiz günlerde tatildeydim. Şezlongumda oturup, keyifli keyifli hayatım hakkında endişelenirken, okuduğum makalelerden birinde “timeboxing” diye bir terime rastladım. Türkçesi, haliyle, zaman kutulama. Kısaca, “zamanınızın bir kısmını bir görev için ayırmak” anlamına geliyor. Bildiğimiz “mesai”den farkı, ufak ve tekil görevler için yapılıyor olması.

Daha önceden de böyle bir şey denemek istemiş ama başlamadan vazgeçmiştim. Neden? Üşenmiştim, ondan. Günümün (uyanık olduğum) her saatine bir görev atamak saçma ve gereksiz gelmişti.

Ama makalede bu “timeboxing” terimiyle tekrar karşılaşınca, kafamda bir şimşek çaktı: Günümün tamamı için değil, yalnızca işlerim için zaman kutulama tekniğini kullansam nasıl olurdu?

Öyle ya, diş fırçalamak veya kitap okumak için zaman kutulama tekniğini kullanmak saçmaydı, ama yalnızca “iş” olarak gördüğüm görevler için (yazı yazmak gibi, site yapmak gibi) belli saatlerimi ayırmak üretkenliğimi delicesine artırabilirdi. Şu yüzden: Yıllardır yaptığım günlük “yapılacaklar listeleri”nde tüm liste maddelerini yapmıyorum (ki sorun edilecek bir şey değildir) ama o maddelerden birinin bir zamanı varsa, örneğin akşam arkadaşlarımla yemek yiyeceksem veya cumartesi öğleden sonra yazarlık kursuna gitmek zorundaysam, o saati kaçırmam mümkün olmuyordu. Aynı mantığı “iş” olarak gördüğüm görevler için kullanıp, beynimi kandırabilirdim!

Bok kandırabilirmişim, onu anladım.

Üç-dört gün kadar bu “zaman kutulama” nanesini denedim. Word’de uzun uğraşlar sonucu sayfanın yarısını kaplayan, yarımşar saat aralıklı bir zaman çizelgesi hazırladım. Sayfanın ilk yarısı boştu, buraya o gün yapacaklarımı listeleyecektim; zaman çizelgesine de “iş” olarak gördüğüm görevleri atayacaktım. Başarısız olmasına rağmen, hala şahane bir plan gibi geliyor, vay anasını.

Neyse, denedim ve üretkenliğimde deli bir düşüş gözlemledim: Zaman çizelgesine koyduğum görevleri yapmadığım gibi, o gün yapılacak diğer işlerden de kaçınmış oldum. Dört günün neredeyse dördü de boş geçti, saçma sapan zaman geçirmiş oldum.

Başarısızlığımın sebebini hala anlayabilmiş değilim, dediğim gibi teoride hala güzel bir plana benziyor. Sanırım işleri zorlaştırdığım için beynim bana (yani beynime???) birazcık isyan etti.

Neyse… Şimdilik klasik yapılacaklar listelerine geri döndüm. Bir sonraki dahiyane fikre kadar böyle devam edeceğim.

Sevgiler!